Tarihsel Kültür, Küreselleşme ve Postmodernizm İnsanlık tarihi ,aynı zamanda bir kültür tarihidir.İnsanoğlu sürekli değer üretmiş çoğu zaman irrasyonel,çatışan,kimi zaman da rasyonel ve uyum içinde değerleri savunmuş ve bu kültürel değerleri yaşatagelmiştir.İnsanlık tarihinin geçmişinin bir hayli eski olduğunu düşünürsek 21.yy'a ulaştırdığı değerler de yoğun bir birikim ve çeşitliliğe ulaşmış bulunmaktadır.İnsanlığın kültür tarihi tabii ki statik kalmamış,çeşitli içsel ve dışsal faktörlerin etkisiyle sürekli bir etkileşim ve değişim yaşamıştır.Toplumsal kuşaklar sürekli yenilenmelerine karşın bu kuşakların oluşturdukları kültürel değerler tarihsel süreçte günümüze kadar aktarılagelmiştir.Yani kuşaklarla birlikte yok olmamıştır. İnsanoğlu doğası gereği kültürel değerlere sahip olma ve bu değerlere inanma ihtiyacı içinde bulunmaktadır.Sosyolojik olarak bütün insanlar ve toplumlar her zaman bazı değerlere inanmış ve onları nesilden nesile aktarmışlardır.Bu yönüyle inanç,evrensel bir olgudur.Bu ihtiyaç 21.yy'da da ,insanoğlunun olduğu her zaman ve her yerde de devam edecektir.(...)Bu kültürel değerler gerek varlıkla ilgili olsun gerekse de ahlakla,dinle,bilimle,sanatla ve insanla ilgili olsun,insanlık yaşamın her alanına yönelik bir kültürel şema ve algılama üretegelmiştir. Bulunduğumuz tarihsel dönem itibariyle çok yönlü ve çeşitli kültürlerle karşı karşıyayız.Bu karşılaşma çağdaş insan açısından seçme noktasında bir zenginlik olarak algılanabilmesinin yanında bir kültürel karmaşa ile karşı karşıya kalınması olarak da değerlendirilebilmektedir.Bu değerlendirmeler küreselleşmenin de etkisiyle daha yoğun olarak hissedilmektedir.Çağdaş birey,artık sadece kendi toplumunun kültürüne mahkum değildir.Dünyadaki kültürel değerler ve yaşam tarzları da ona hitap edebilmektedir.Tarihsel kültürlerin günümüzdeki küresel hareketliliği dünyayı adeta bir "kültürlerin dolaşım alanı" haline getirmiştir. Küreselleşme bir süreç, bir olgudur. İyiliği yada kötülüğü belki tartışılabilir ama, kaçınılmazlığı ortadadır. Bu çerçevede, bütün dünyayı etkileyen bu oluşumun sonuçlarını iyi kestirmek ve ona göre davranmak çağdaşlığın ve güncelliğin bir gerekliliği olarak ortaya çıkmaktadır (Kongar 1997:3) Küreselleşmeyle birlikte ortaya çıkan çokkültürlülük,tüm toplumları etkisi altına almayı başarmıştır.Artık hiçbir toplum kendini bu kültürlerin dolaşım hareketine karşı kendini kapatamaz.Toplumlar arası kültürel etkileşimler çeşitli şekillerde kendini göstermektedir.Kimi zaman işbirliği (Avrupa Birliği vb. olduğu gibi) kimi zaman da çatışma (Dünya Ekonomik Forumu ve Dünya Sosyal Forumu arasındaki ilişki gibi.) olarak ortaya çıkmaktadır.Tüm bu süreçlerde, tüm toplumlar kaçınılmaz olarak bir şekilde yer alacaktır. Küreselleşeme kavramı bir yandan dünya toplumlarının birbirine benzeme,buna bağlı olarak da tek bir küresel kültürün ortaya çıkma süreci ,diğer yandan da toplulukların,toplumların kendi farklılıklarını tanımlama,ifade etme süreci olarak kullanılmaktadır.(Keyman, Sarıbay; 2000:1) Bugün için bir “küresel kültür” kavramından söz etmemiz çok güç.Çünkü, henüz toplumlar ve topluluklar ortak bazı değerler etrafında birleşememişlerdir.Bugün belki bir Avrupa kültüründen söz edilebilir.Avrupa Birliği görece bu küresel kültürün uzlaşmış ve ya işbirliğine gitmiş bir küresel gelişmesidir Küreselleşmenin temel özelliğinin evrenselcilik ile yerellik arasındaki gerilim olduğu genelde kabul edilen bir görüştür.Bir yanda sermayenin küreselleşmesiyle liberal piyasa ideolojisinin evrenselleştiği inancının bir sonucu olarak görmekte (Ör:Fukuyama Tarihin Sonu ve Son İnsan çalışması),farklılığın aynılık haline gelerek çözülmesinin yani kültürel homojenleşmenin ortaya çıktığını belirtmektedir.Bunun yanında küresel politik pratiklerle ulusal,yerel,etnik çatışmalar kültürel heterojenliğe işaret etmektedir.Bu bağlamda Appudarai (1990:17) bugünün küresel etkileşimlerinin merkezi sorununun kültürel benzeşmeyle kültürel farklılaşma arasındaki gerilim olduğunu belirtmektedir. Görülen o ki Appudarai’nin gözlem ve çözümlemesi daha gerçekçidir.Çünkü;bugünkü küresel dünyada özellikle de kültürel bağlamda benzeşmeden çok bir farklılaşma hatta bir çatışma kendini göstermektedir.Her ne kadar bugün küresel değerler olarak kabul edilen demokrasi,insan hakları,serbest piyasa ekonomisi,düşünce hürriyeti vb. değerler son kertede kültürlere/toplumlara göre farklı anlam taşıdığı da bir gerçektir.Dolayısıyla şunu söylemek mümkündür:Küreselleşmenin ortaya çıkardığı benzeşme ve farklılaşma olguları eşzamanlı süreçler olarak insanlığın karşısında durmaktadır. Postmodern söylem ise tarihsel ilerlemenin Batı modernitesine paralel olacağı görüşüne karşı çıkmakta ,zaman içinde farklı tarihler ve farklı modernlikler olabileceğini ileri sürmektedir.(Robertson 1994)Bu görüş küreselleşeme kuramları arasında oldukça önemli bir yere sahiptir.Küreselleşmenin bugün geldiği nokta farklı modernliklerin farklı dünya görüşleri ve yaşam tarzlarının mümkün olabileceğini de göstermektedir.Henüz hiçbir kültür deyim yerindeyse “nesli tükenmiş” değildir. Bugün dünyadaki makro kültürler varlıklarını sürdürmekte, alternatif bir modernlik ve ya kültür olarak kendini göstermektedir. Batı dışındakilerin giderek güçlenmesi,modernitenin ekonomik,siyasal ve kültürel alanlardaki düzenlemelerini engelleyici bir durum yaratmakta,farklı mekanlar farklı tarihlere işaret etmektedir.Bu durumda Batı dışında kalan diğerlerinin de yer aldığı küresel bir alanın kabul edilmesi gerekmektedir.Bu alanda Batı modernitesi ile Batı dışında yükselen yeni güç odaklarının bilgileri ve bunların dışında kalanların cevapları çeşitli süreçlerde akmaktadır.(Hannerz 1998:139) Robertson’un küre-yerelleşme kavramı (glokalleşme) kavramı bu duruma ilişkin bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır.Bu kavram küreselleşmeyi “yerelliğin yaratılması,sonra da içerilmesi” biçiminde küresel ile yerel olanın ilişkisini anlatmak üzere kullanılmıştır.Bu ilişki kavramın mekansal göreliliği de işaret etme avantajından yararlanarak yerelliklerin evrenselleşmesi,evrenselliklerin yerelleşmesinin çok farklı biçimler alabileceğini belirtmektedir.(Robertson 1995:40) Küresel ile yerel olanın ilişkisi küre-yerelleşme kavramının yanı sıra kreolizasyon,hibritleşme,melezleşme,eklemlenme gibi kavramlarla da açıklanmaya çalışılmakatadır.Küreselleşme süreci bu tür sonuçlara da yol açmaktadır. Küreselleşme tüm dünya kültürlerinin birbirinin tanıması ve bu kültürlerin etkileşmesini sağlaması açısından çok büyük bir öneme sahiptir.Kültürlerin bu tanışma ve etkileşmeleri belki tek bir kültürle belki de çokkültürlülükle sonuçlanacaktır.Belki de birinin üstünlüğüyle birlikte diğer kültürler de varlıklarını sürdürecektir.Tüm bunlar olasılık tabi.Ortaya çıkacak olası sonuçları tarihsel/toplumsal gelişmeler ve insanların seçimi belirleyecektir.
|